Sayfa

İthalat ve İhracat Politikaları

Amaç, toplam refahı artıracak bir dış ticaret politikası vizyonunu hayata geçirmektir. Dolayısıyla önceliğimiz ithalata dayalı bir ihracat profilinden, yerli üretime ve yerelde üretilen katma değere dayalı bir ihracat yapısına yönelmektir.

10 Mart 20262 dk okuma

Amaç, toplam refahı artıracak bir dış ticaret politikası vizyonunu hayata geçirmektir. Dolayısıyla önceliğimiz ithalata dayalı bir ihracat profilinden, yerli üretime ve yerelde üretilen katma değere dayalı bir ihracat yapısına yönelmektir. Bunun için Türkiye'nin daha fazla dış yatırım çeken bir ülke olması gerekmektedir. Çok uluslu şirketlerin kendi bünyelerinde yapmış olduğu ticaretin toplam küresel ticaretin % 30'una ulaştığı göz önüne alındığında, Türkiye'nin ihracatını yerli üretime dayalı olarak ve de sürdürebilir biçimde artırmasının başlıca yolu, çokuluslu şirketlerin üretim zinciri içinde daha ağırlıkla yer almasından geçmektedir. İhracata konu olabilecek katma değerli ürünlerin ülkemizde üretilmesine olanak sağlayacak bir yatırım ortamının sağlanması, dış ticaret politikası ile yakından ilgilidir. Dış ticaret politikamızda malların yanı sıra hizmet sektörü de büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin müteahhitlik, turizm, sağlık ve lojistik gibi hizmet alanlarında kayda değer bir ihracat potansiyeli bulunmaktadır. Bu potansiyelin hayata geçebilmesi için, bu alanlardaki düzenleyici çerçevenin bu sektörlere dinamizm ve rekabet gücü kazandıracak nitelikte olması şarttır. Demokrat Parti'nin rekabetçi bakış açısı bu dönüşümü sağlayacaktır. Dış ticaretimiz bakımından kritik bir role sahip olan AB ile mevcut Gümrük Birliği'nin iyileştirilmesi önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Gümrük Birliği, Türk ekonomisi açısından faydalı olmuştur. Türkiye'nin AB'ye ihracatı, ithalatından daha fazla artmış, Gümrük Birliği sayesinde Türk ekonomisi, Avrupa ekonomisi ile bütünleşmiştir. Ancak AB'nin üçüncü ülkelerle akdettiği serbest ticaret anlaşmalarına Türkiye doğrudan taraf olamamakta ve bundan dolayı bir ekonomik kayba uğramaktadır. Gümrük Birliği ilişkisinde bu sorunun giderilmesi gerekmektedir.

Ana Sayfaya Dön